Haber Detayı
10 Eylül 2018 - Pazartesi 11:03
 
Hicri Yılbaşı ve Muharrem Ayı
“Hicret; Allah’a ve O’nun kutlu elçisi rahmet peygamberine gönülden bağlılığın bir ifadesidir…”
İslam Haberi


Bütün İslam aleminin 1440 Hicri yılbaşını ve Muharrem ayını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'dan niyaz ederiz.

Bu vesileyle yeni hicrî yılınızı tebrik eder;
yeni tefekkürlere,
yeni tevbelere,
yeni niyetlere,
yeni iyilik ve güzelliklere,
Hz.Allah'ın(c.c.) rızâsının olduğu  yeni başlangıçlara vesile olmasını Cenabı Zülcelâl'den temenni ederiz.
“Hicret; Allah’a ve O’nun kutlu elçisi rahmet peygamberine gönülden bağlılığın bir ifadesidir…” Sevgili peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretinin gerçekleştiği ve rahmet peygamberinin “Allah’ın ayı” olarak nitelendirdiği Muharrem ayını idrak etmiş bulunuyoruz. Bu ayın İslam dünyasına ve bütün insanlığa hayırlar ve bereketler getirmesini niyaz ediyoruz.

Bütün İslam aleminin 1 Muharrem 1440 Hicri yılbaşını ve Muharrem ayını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'dan niyaz ederim.
 
Bu vesileyle yeni hicrî yılımız;
yeni tefekkürlere,
yeni tevbelere,
yeni niyetlere,
yeni iyilik ve güzelliklere vesile olmasını Allah'tan niyaz ederiz.
 
Hicret; Allah’a ve O’nun kutlu elçisi rahmet peygamberine gönülden bağlılığın bir ifadesi, dostluğa, kardeşliğe, medeniyete, ilme ve irfana açılan yolculuğun hikâyesidir. Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, evlattan, yardan, diyardan, maldan ve mülkten hatta candan vazgeçmenin ibretli ve meşakkatli bir öyküsü, Yüce dinimizin rahmet yüklü mesajlarını bütün insanlığa ulaştırmak için çıkılan yolculuğun adıdır. Öyle ki tebliğ hicreti doğurmuş, hicret ise tebliği yoğurmuştur. Kısaca hicret Müslümanlar için bir milattır.
 
Hz. Ömer’in halifeliği döneminde hicret, Hz. Ali (r.a)’nin teklifi ile istişare sonucunda tarih başı olarak kabul edilmiş ve o günden itibaren İslam âleminde 1 Muharrem hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul görmüştür.
 
Muharrem ayının ayrıcalığı
 
“Haram aylar” içinde Muharrem ayının ayrı bir yeri ve önemi vardır. Bu ayrıcalığı “Muharrem” adından da fark etmek mümkündür. Zira “muharrem” kelimesi, “haram kılınmış”, “hürmete lâyık” anlamlarına gelmektedir. Kısacası “haram aylar” uygulamasının genel adı, anlam itibarı ile bu aya özel bir ad olarak verilmiştir. Bu özel uygulama, şüphesiz Muharrem ayına atfedilen önemin bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Aynı önem İslâm kültür ve tarihi sürecinde de devam ede gelmiştir. Zira İslâm, Hz. İbrahim’in tebliğ ettiği Hanif dini esaslarının devamı niteliğinde olması sebebi ile, o geleneğin değerlerinin de sahibidir, dolayısı ile bu ayı değerli kılan tarihi olayları önemser. Diğer yandan, İslâm’ın zuhurundan sonra da Muharrem ayı, dini, sosyal ve tarihi önemi haiz olaylara sahne olmuştur. Bu durum Muharrem ayını, İslâm kültürü açısından daha da ön plana çıkarmaktadır.
 
Hicri-Kameri yıl, on iki aydır. İlk ayı olan Muharrem ile birlikte Receb, Zilkade ve Zilhicce ayı eşhur'i hurum" haram aylardır.
 
Muharrem ayını önemli kılan özellikleri kısaca şöyle sıralamak mümkündür:
 
1.Hicri yılbaşı
 
Muharrem ayı, 12 ay ve 355 gün olan kameri yılın ilk ayıdır. Adından da anlaşılacağı üzere, kameri yılda -güneşin değil- ayın hareketleri esas alınmaktadır. Hicrî tarih, Hz. Muhammed (s.a.s.)' in Mekke'den Medine'ye göç edişi ile başlar. Hicretin takvim başlangıcı olarak kabul edilmesi, Hz. Ömer devrinde olmuştur. Onun devrine gelinceye kadar Araplar, düzenli bir tarih belirleme sistemine sahip değillerdi. Fil vakası gibi önemli olayları kıstas olarak benimsemişlerdi. Hz. Ömer devrinde, Hz. Peygamber’in Mekke’den Medine’ye hicret ettiği yıl (Miladi 622), İslâmî takvimin başlangıç yılı (Hicri 1) olarak, Muharrem ayı da bu takvimin ilk ayı olarak kabul edildi.
 
2. Aşûre günü (On Muharrem)
 
Peygamber Efendimiz Muharrem orucuyla ilgili olarak şöyle buyuruyor:
 
Ramazan ayından sonra tutulan oruçların en hayırlısı, Allah’a izafetle (Allah’ın ayı denilerek) şereflendirilen Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise, geceleyin kılınan namazdır.” (Müslim, Sıyâm, 202; I, 821)
 
Peygamber efendimiz (S.A.V) şöyle buyurmuşlardır; “Aşûre günü orucunun, bir önceki yılın günahlarına keffaret olmasını Allah’tan umarım.” (Tirmizi, Savm, 48; III, 126)
 
İbni Abbas’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Hz. Peygamber Medine’ye geldiğinde, Yahudilerin Aşûre günü oruç tuttuklarını gördü. “Bu nedir?” diye sordu. “Bu hayırlı bir gündür. Bu, Allah’ın İsrail oğullarını düşmanlarından kurtardığı, bu sebeple de Musa’nın oruç tuttuğu gündür” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.), “Ben Musa’ya sizden daha lâyığım.” buyurdu ve hem kendisi bu günde oruç tuttu, hem de başkalarına oruç tutmalarını emretti.”
 
Hz. Aişe (r.anha) şöyle anlatır: “Rasûlullah (s.a.v), Aşûre günü oruç tutulmasını emretmişti. Ramazan orucu farz kılınınca ise, dileyen Aşûre günü oruç tuttu, dileyen tutmadı.” (Buhârî, Savm, 69; II, 250,251; Tirmizi, Savm, 50; III, 128; Müslim, Savm, 127; I, 795)
 
Muharrem ayının sadece 10. günü tek olarak oruç tutmak mekruhtur, çünkü bunda Yahudilere muhalefet etmek lazımdır. Bu yüzden de Peygamberimiz (s.a.v.) 9, 10 veya 10,11. günlerinde oruç tutmayı ashabına tavsiye etmiştir.(Müslim, Sıyâm, 38, I, 821)
 
Aşûre gününde meydana gelen diğer tarihi olaylar
 
Aşûre günü adı verilen 10 Muharrem gününde meydana geldiği rivayet edilen diğer bazı önemli olayları da kısaca şöyle sıralamak mümkündür:
 
a. Rivayete göre, Hz. Nuh’un gemisi Tufandan kurtulup, Cûdî dağına Aşûre günü oturmuştur. Bilindiği üzere, Hz.Nuh, Allah’ın emri üzerine kendine inananları yaptığı bir gemiye bindirmiş, tufan gerçekleşince, inanmayanlar suda boğularak helak olmuşlardı. (Hûd, 25-43)
 
b. Hz. Ademin tövbesinin kabul edilmesi,
 
c. Hz. İbrahim’in, Nemrut’un ateşinden kurtulması,
 
d. Hz. Yakub’un oğlu Yusuf’a kavuşması,
 
e. Hz. Musa ve İsrail oğullarının Firavunun zulmünden kurtulmaları, 10 Muharrem (Aşûre) günü gerçekleştiği rivayet edilen olaylar arasındadır.
 
İslâm tarihinde 10 Muharrem
 
Emeviler’in ikinci hükümdarı Yezid zamanında ve Hicri 61,Miladi 680 yılı Muharrem ayının onuncu Cuma günü, Kerbela'da Hz. Hüseyin’in ve ailesinin şehadeti bütün Müslümanları hüzne boğmuştur.
 
Muharrem ayı içerisinde Hz. Hüseyin gibi büyük bir şahsiyetin şehit edilmiş olması, bütün Müslümanlar için büyük bir acı olmuş ve Müslümanları derinden etkilemiştir. Bu zatın, Hz. Peygamberin sevgili torunu olması ise, bu acıyı daha da artırmaktadır. Tarihin belli bir kesitinde meydana gelen bu üzücü olayları iyi düşünmek ve bunlardan ders çıkarmak gerekir. Müslümanlara düşen görev, bu tür müessif olayların tekrarlanmasını önleyecek bir bilinç ve anlayışa sahip olmak; kardeşlik, birlik ve beraberliğimizi korumaktır.
Kerbela İslam tarihinin en büyük kırılmasıdır. Bu facia Şia gibi ideolojik bazı oluşumlarla maalesef Ümmet-i Muhammed’e pahalıya da mal edilmek isteniyor. Bu birikmiş kin Sünni çevrelere boşaltılmak isteniyor ve öyle algı yapılmak isteniyor.
Allah Teâlâ bütün Ehl-i beyt’in makamını âli eylesin, sevgilerinden ve şefaatlerinden bizleri mahrum etmesin. Onların hatırına bizleri bağışlasın.

FACEBOOK SAYFAMIZA GİRİŞ   >>>>

FACEBOOK GRUBUMUZA GİRİŞ >>>>

Kaynak: Editör:
 SAYFAMIZI BEĞENEREK  SİTEMİZE DESTEK OLABİLİRSİNİZ.. 
 
Etiketler: Hicri, Yılbaşı, ve, Muharrem, Ayı,

 dhbt kitabı Ferhat Erdoğan

Haber Videosu
HUTBELER

ARAPÇA DERSLER

CANLI MEKKE/MEDİNE

3D CAMİLER

3D CAMİLER

Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir
27
0
1
3
8
12
2
Galatasaray
23
0
3
2
7
12
3
Kasımpaşa
22
0
4
1
7
12
4
Yeni Malatyaspor
21
0
3
3
6
12
5
Antalyaspor
20
0
4
2
6
12
6
Ankaragücü
19
0
5
1
6
12
7
Beşiktaş
18
0
4
3
5
12
8
Göztepe
18
0
6
0
6
12
9
Konyaspor
17
0
3
5
4
12
10
Trabzonspor
16
0
4
4
4
12
11
Sivasspor
14
0
4
5
3
12
12
Bursaspor
13
0
3
7
2
12
13
Fenerbahçe
13
0
5
4
3
12
14
Akhisar Bld. Spor
12
0
6
3
3
12
15
Kayserispor
12
0
6
3
3
12
16
Alanyaspor
12
0
8
0
4
12
17
Bb Erzurumspor
11
0
5
5
2
12
18
Çaykur Rizespor
8
0
6
5
1
12